Dede Efendi Kimdir?

BİR MEVLEVİ
İsmail Efendi küçük yaşta Yenikapı Mevlevihanesi'ne kapılanarak müzik öğrenimine başladı. Yirmi iki yaşındayken 1001 gün süren Mevlevi çilesini tamamlayarak «dede» oldu. Burada değişik ustalarla klasik Türk müziği, din müziği çalıştı ve ney çalmasını öğrendi. Daha 16-17 yaşlarındayken besteler yapmağa başladı ve büyük bir besteci olan Sultan Selim IlI'ün ilgisini çekti. Padişah onu kendisine musahip ve başmüezzin tayin etti. Dede Efendi, Selim III'ten sonra gelen Mahmut II ve Abdülmecit zamanında da bu görevlerini sürdürdü. Hacca gittiği 1846 yılında koleraya tutularak Mekke'de öldü.
SANATI
Dede Efendi besteciliğinin yanı sıra neyzenliği ve hanendeliği ile de ünlüdür. Halk zevkinden saray zevkine kadar her çeşit üslûpta eserler bestelemiştir. Yaşadığı sürece birçok öğrenci yetiştirmiş, ölümünden sonra da klasik Türk müziği ustalarını etkilemiştir. Öğrencileri arasında ünlü Dellâlzade İsmail Efendi, Mutafzade Ahmet Efendi, Haşim Bey, Mehmet Bey, Zekâi Dede, Arif Bey, Nikoğos Ağa sayılabilir. Dede Efendi klasik Türk müziğinde yeni birtakım makamlar da bulmuştur: sultani yegâh, neveser, saba buselik, hicaz buselik, araban kürdi v.b.
ESERLERİ
Dede Efendi'nin eserleri özellikle öğrencilerinden Mutafzade Ahmet Efendi tarafından sonraki kuşaklara aktarılmıştır. Ama gene de birkaç yüz eserinin kaybolduğu ve bu eşsiz müzik hazinesinden ancak küçük bir bölümün günümüze kadar ulaşabildiği sanılıyor.
Saba, neva, bestenigâr v.b. makamlarda çeşitli
Mevlevi Ayinleri; saba buselik, hüzzam ve ferahfeza makamında Ayini
Şerifler; rast semai şarkı: Gene bir gülnihal aldı bu gönlümü; bestenigâr curcuna şarkı: Ben seni sevdim seveli kaynayıp coştum; şehnaz yürük aksak şarkı: Gönül durmaz, su gibi çağlar; acemaşiran ağır sengin semai: Ey lebleri gonca, yüzü gül, servi bülendim.